Şizofreni Dernekleri Federasyonu’ndan Gaziantep’teki TRSM Kapatılmasına Tepki: 'Kapatılması Kabul Edilemez'
Haber Kategorisi: Sağlık

Şizofreni Dernekleri Federasyonu’ndan Gaziantep’teki TRSM Kapatılmasına Tepki: 'Kapatılması Kabul Edilemez'

Şizofreni Dernekleri Federasyonu, Gaziantep Üniversitesi Hastanesi’ne bağlı Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nin (TRSM) kapatılmasını sert dille eleştirerek yetkilileri göreve çağırdı.

Şizofreni Dernekleri Federasyonu, Gaziantep'te bir üniversiteye bağlı Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nin (TRSM) kapatıldığını belirterek sert bir açıklama yaptı. Federasyon, hangi gerekçeye bağlı olursa olsun TRSM'lerin kapatılmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Federasyon tarafından yapılan yazılı açıklamada, Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ağır ruhsal hastalığı olan bireyler için kritik öneme sahip olduğu ifade edildi. Açıklamada, bu merkezlerin hastane merkezli, toplumdan kopuk ve kriz odaklı bir sistem yerine süreklilik, toplumsal katılım ve işlevsellik odaklı bir bakım sağladığına dikkat çekildi.

Açıklamada TRSM'lerin şizofreni, bipolar bozukluk ve diğer psikotik bozukluklarda düzenli ilaç takibi, psikososyal müdahaleler ve ev ziyaretleriyle kesintisiz bakım sunduğu, bu sayede hastaneye yatış oranlarını ve yatış sürelerini azalttığı belirtildi. Düzenli takip, erken müdahale ve aile eğitimi sayesinde akut alevlenmelerin daha az görüldüğü, uğraşı terapileri, sosyal beceri eğitimleri ve rehabilitasyon programlarıyla da bireylerin günlük yaşam becerilerinin güçlendirilerek işlevselliğin artırıldığı vurgulandı.

Federasyon, TRSM'lerin toplum temelli ruh sağlığı modelinin omurgası olduğunu ve Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği şekilde büyük psikiyatri hastanelerinden toplum temelli hizmetlere geçişi desteklediğini kaydetti. Merkezlerin genel sağlık sistemiyle entegrasyon sağladığı, aile hekimleri, hastaneler ve sosyal hizmet kurumlarıyla koordinasyon kurarak çok disiplinli bir bakım ağı oluşturduğu, evde sağlık hizmetleriyle entegre çalışarak hastanın yaşadığı ortamda takip yapılabilmesine imkan tanıdığı ve bunun kronik ruhsal hastalıkların yönetimini güçlendirdiği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca TRSM'lerin ailelerin üzerindeki yükü azalttığı, psikoeğitim, danışmanlık ve sosyal destek sayesinde bakım yükünün tek başına aileye bırakılmadığı belirtildi. Damgalamayı azaltmada etkili olan merkezlerin, toplumu bilgilendirme çalışmaları ve sosyal etkinliklerle ruhsal hastalıklara yönelik stigma ile mücadele ettiği, SGK tarafından karşılanan ücretsiz ve erişilebilir hizmet sunarak ekonomik engelleri ortadan kaldırdığı vurgulandı.

Federasyon, TRSM'lerin toplumsal katılımı artırdığına, hastaların üretkenlik, sosyal beceri ve bağımsız yaşam kapasitelerini güçlendirerek toplumla bağlarının kopmamasını sağladığına dikkat çekti. Belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarıyla işbirliği sayesinde sosyal dışlanmanın önüne geçildiği ve ağır ruhsal hastalıkların iyi yönetilmesiyle toplumun genel ruh sağlığı yükünün azaltıldığı ifade edildi.

Açıklamanın sonunda, TRSM'lerin Türkiye'de ağır ruhsal hastalıkların yönetiminde vazgeçilmez olduğu, hastaneye bağımlı bir modelden toplum içinde destekli yaşam modeline geçişi mümkün kıldığı ve hem birey hem aile hem de toplum için koruyucu, sürdürülebilir ve insan haklarına uygun bir hizmet sunduğu yinelendi. Federasyon, yetkilileri duyarlı olmaya ve göreve çağırdı