Öğretmen Sendikası ve mülakat mağduru öğretmenler, 14 Haziran’da Ankara’da başlattıkları direnişin 17. gününde Türkiye Özel Okul Dernekleri Federasyonu (TÖDER) önünde basın açıklaması yaptı. Sendika, özel okullarda çalışan 400 bin eğitim emekçisini ilgilendiren taban maaş düzenlemesi, güvencesiz çalışma koşulları ve 10 aylık yasa dışı sözleşmeler konusunda yetkililere çağrıda bulundu.
TÖDER Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Kurulu Üyesi İbrahim Taşel hedefte
Açıklamada, TÖDER Başkanı İbrahim Taşel’in aynı zamanda Final Eğitim Kurumları’nın sahibi olduğu ve Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu üyesi olarak görev yaptığı hatırlatıldı. Sendika, Taşel’in bu kuruldaki varlığını “patron kimliğiyle eğitim politikalarını belirleme” olarak nitelendirirken, bugüne dek öğretmenlerin maaş ve özlük haklarına yönelik herhangi bir çalışmayı kurul gündemine taşımadığını iddia etti.
TÖDER’in ülke genelinde 2.180 civarında özel öğretim kurumunu temsil ettiğini belirten sendika, Taşel’in “franchise sistemi” üzerinden binlerce kurumda asgari ücret düzenini savunduğunu, öğretmenlerin büyük bölümünün 10 aylık sözleşmelerle yasa dışı çalıştırıldığını öne sürdü.
“Adı konulmamış bir kartel düzeni” eleştirisi
Sendika, özel okul patronlarının kendi aralarında maaş ortalamasını belirleyerek “adı konulmamış bir kartel” oluşturduğunu savundu. Geçen yıl Çalışma Bakanlığı’nın çağrısıyla düzenlenmesi planlanan ancak gerçekleşmeyen toplantıya TÖDER’in katılmadığına dikkat çekilerek, bu tutumun öğretmenlerin hakları için yapılacak görüşmeleri engellediği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, sendikanın brüt ücret üzerinden taban maaşta eşitleme formülünün patronlar tarafından sözlü olarak kabul edildiği ancak bu talebin, patronların vergi ve SGK indirimi talebi için pazarlık kozu olarak kullanıldığı iddia edildi. Oysa brütte eşitleme formülüyle Maliye’den ek bir indirime gerek kalmayacağı vurgulandı.
Net çağrı: “Hak ettiğimiz koşullar sağlanana kadar mücadele sürecek”
Öğretmen Sendikası, yetkililere seslenerek şu taleplerde bulundu:
-
Taban maaş talebinin somut bir çözüm önerisiyle Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’na taşınması ve 2014’te elinden alınan taban maaş hakkının geri verilmesi,
-
Öğretmenlerin 10 aylık sözleşmelerle çalıştırılması uygulamasına son verilmesi,
-
Asgari ücret koşullarının öğretmenlere dayatılmaması,
-
Güvencesiz ve geleceksiz çalışma koşullarının ortadan kaldırılması.
Sendika, “Mesleğimizin onuruna yakışır çalışma koşulları için mücadele ediyoruz. Taleplerimiz karşılanana kadar tüm ilgili kurumların önünde olacağız” diyerek direnişin büyüyeceğini duyurdu.
Açıklamanın sonunda, “Sözler tutulsun, öğretmenlik yaşasın!” sloganıyla dayanışma çağrısı yapıldı.








