İMO Şube Başkanı Bulut, Marmara Depreminin 27. Yılında Uyardı:  'Milyonlarca Riskli Yapı Olası Bir Depremde Ağır Darbe Alır'
Haber Kategorisi: Güncel

İMO Şube Başkanı Bulut, Marmara Depreminin 27. Yılında Uyardı: 'Milyonlarca Riskli Yapı Olası Bir Depremde Ağır Darbe Alır'

Milyonlarca riskli yapıya karşı 13 yılda ancak 1 milyon bağımsız bölüm yıkılabildi

İMO Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde Türkiye’nin deprem gerçeğine ilişkin çarpıcı uyarılarda bulundu. Türkiye genelinde 36 milyon bağımsız bölüm bulunduğunu, bunlardan yaklaşık 6 milyonunun riskli olduğunun tahmin edildiğini belirten Bulut, 2012-2025 yılları arasında sadece 1 milyon 88 bin bağımsız bölümün yıkılabildiğini söyleyerek dönüşüm hızının yetersiz kaldığını vurguladı.

Bulut, yaptığı açıklamada, “Artık soru depremin nerede, ne büyüklükte ve ne zaman olacağı değildir. Asıl yanıtlanması gereken soru şu: Riskli yapıların hangileri olduğunu biliyor muyuz? Ne yazık ki 27 yılın sonunda bu soruya hâlâ yeterli bir yanıt veremiyoruz” ifadelerini kullandı.

Mevcut kentsel dönüşüm uygulamalarının daha çok ihbar ve parsel bazlı çalışmalarla sınırlı kaldığına dikkat çeken Bulut, Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nda 2017 yılında tamamlanması öngörülen yapı stoku envanterinin hâlâ hayata geçirilemediğini hatırlattı. Türkiye’nin tüm yapı stokunu kapsayan bilimsel, güncel, şeffaf ve kamuya açık bir envanterin derhal oluşturulması gerektiğini belirtti.

Bina güvenliğinde yalnızca yaşın belirleyici olmadığını, kullanım sürecindeki müdahalelerin büyük risk oluşturduğunu ifade eden Bulut, zemin katlarda taşıyıcı sisteme yapılan müdahaleler, kaçak katlar ve kullanım amacı değişikliklerinin can güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Bu nedenle periyodik teknik denetimin yasal ve kurumsal bir zorunluluk haline getirilmesi çağrısında bulundu.

Bulut ayrıca, yeni inşa edilen yapıların geleceğin riskli yapılarına dönüşmemesi için projelendirme, uygulama, malzeme kalitesi ve yapı denetimindeki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini vurguladı. Yapı denetiminin ticari bir faaliyet değil, doğrudan yaşam hakkıyla bağlantılı bir kamu hizmeti olarak görülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Çözüm önerilerini sıralayan Bulut, Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi kurulmasını, riskli yapılara önceliklendirilmiş müdahale planları yapılmasını ve kentsel dönüşümün rant odaklı yaklaşımdan arındırılarak risk odaklı ve bölge ölçeğinde yürütülmesini talep etti.

Konuşmasını, “17 Ağustos 1999’da yaşamını yitiren yurttaşlarımızı anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmasını önlemek için vakit kaybetmeden harekete geçmektir” sözleriyle tamamlayan Bulut, deprem gerçeğinin ertelenemez bir kamu politikası olduğunu vurguladı.