Bölge ihracatının yüzde 30,8'ini tek başına sırtlayan sektör, Türkiye genelinde lider konumunu pekiştirdi
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı, yılın ilk yedi ayında yüzde 7,4 artışla 2,2 milyar dolara ulaştı. Bölge ihracatının %30,8'ini tek başına üstlenen hububat sektörü, Türkiye genelindeki toplam hububat ihracatında yakaladığı %31,4'lük payla Güneydoğu Anadolu'nun liderlik konumunu da perçinledi.
2,5 Milyon Tonun Üzerinde İhracat
Sektörün Güneydoğu'dan 2,5 milyon tonun üzerinde ihracat yaptığı yedi aylık süreçte öne çıkan ürünler şöyle sıralandı:
-
Makarna: 736 bin ton
-
Buğday unu: 467 bin ton
-
Ayçiçek yağı: 280 bin ton
En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 26,4 artışla 461,5 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı yüzde 14,1 artışla 394,1 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Stratejik Pazarlarda Büyüme
Sektörün en büyük pazarı olan Orta Doğu'ya ihracat 900 milyon doları aşarken, 775,5 milyon dolar ihracat yapılan Afrika pazarında yüzde 22,4 artış sağlandı.
"Stratejik Pazarlarımızdaki Kazanımları Koruyacak Çözüm Önerilerimiz Hazır"
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin küresel belirsizlikler ve jeopolitik riskler karşısında sergilediği yüksek uyum kabiliyetine dikkat çeken TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün karşılaştığı zorlukları ve çözüm önerilerini değerlendirdi:
"Sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü korumak ve yakın coğrafyamızın gıda arz güvenliğini kesintisiz sağlamak adına, üretimden lojistiğe kadar tüm süreçleri sahadaki güncel gelişmelerle birlikte ele alıyoruz."
Kadooğlu, Karadeniz'de tırmanan güvenlik risklerinin hammadde tedarik hatları ve navlun maliyetleri üzerinde oluşturduğu baskıyı, Suriye pazarında uygulamaya giren yüksek gümrük tarifelerini ve Irak'ta ASYCUDA altyapısı ile bankacılık kanallarında karşılaşılan ilave maliyet yüklerini yakından takip ettiklerini belirtti.
Gıda ihracatçılarının maliyetlerini dengelemek ve ticari direncini artırmak amacıyla döviz dönüşüm desteklerinin artırılmasından navlun giderlerini hafifletecek bölgesel mekanizmaların kurgulanmasına kadar pek çok başlığı analiz ettiklerini vurgulayan Kadooğlu, tespit ve çözüm önerilerini Ankara'da ilgili bakanlıklarla paylaştıklarını ifade etti.
"İhracat Vizyonumuzu Ortak Akılla Tahkim Edeceğiz"
Sektörün hammaddeye erişim koşulları ile küresel rekabet ortamını eş zamanlı değerlendiren Kadooğlu, özellikle yağışların olumlu seyretmesiyle bu yıl ayçiçeği rekoltelerinde memnuniyet verici bir artış yaşandığını ancak Karadeniz başta olmak üzere bölgedeki lojistik tıkanıklıkların çözüme kavuşturulması gerektiğine dikkat çekti.
"Çok büyük emekler harcayarak, yıllardır bin bir zahmetle oluşturduğumuz ihracat pazarlarımızdaki konumumuzu korumak ve güçlendirmek için ürün tedarik zincirinin kırılmaması ve ihracatımızın sürdürülebilirliğini sağlayabilmek bizler için hayati derecede önemlidir."
Kadooğlu, bölgenin limanlara olan coğrafi uzaklığının yarattığı navlun dezavantajını kıracak ve devlet desteklerinin etkinliğini artıracak dinamik politikaların, Afrika'dan Asya'ya kadar uzanan hedef pazarlarda Türkiye'nin elini güçlendireceğini söyledi.
Sözlerini şöyle tamamladı:
"Türkiye'nin gıda ticaretindeki stratejik merkez konumunu sürdürülebilir kılmak adına, kamumuzun öncülüğünde ve sektörümüzün üretim gücüyle ortak akıl çerçevesinde hareket etmeye, ülkemizin dış ticaret hedeflerine en yüksek katkıyı sunmaya aralıksız devam edeceğiz."








