Ekmek ve Özgürlük...
Haber Kategorisi: Yaşam

Ekmek ve Özgürlük...

Arkadaşlar, muhalefeti eleştirmenin kırk tane yolu, biçimi, formu var... Önce bütün eleştirileri ikiye ayırmak gerek: Yapıcı olanlar, yıkıcı olanlar. Ben oldum olası muhalefeti eleştiririm, ama muhalefet hataya düşmesin ya da düştüğü hatadan ders çıkarsın, tekrar etmesin diye. Başarsın diye eleştiririm.

Arkadaşlar, muhalefeti eleştirmenin kırk tane yolu, biçimi, formu var... Önce bütün eleştirileri ikiye ayırmak gerek: Yapıcı olanlar, yıkıcı olanlar. Ben oldum olası muhalefeti eleştiririm, ama muhalefet hataya düşmesin ya da düştüğü hatadan ders çıkarsın, tekrar etmesin diye. Başarsın diye eleştiririm. İktidarın nesini eleştireyim? Zaten yanlış buluyorum ve değişmesini istiyorum. O nedenle muhalefetin yanındayım, ama benim ülkemde muhalefet bir türlü iktidarı değiştiremiyor, neden?
Kendi yetersizliği, kendi yanlışı, kendi hatası, kendi zaafları yüzünden...
İyi organize olmuş, halkın taleplerini ve halkın beklentilerini doğru okumuş, kendisini halka, seçmene doğru anlatmış ve kabul ettirmiş bir siyasi parti, eğer satılmış değilse iktidara gelir. İktidar, iktidardan düşmemek için kırk takla atar, kırk oyun kurar, ama muhalefet bütün bunları aşma becerisi göstermek zorundadır. İktidar olmak kolay değildir.
Sayın muhalefet, NATO’ya karşı olduğunu üst perdeden dile getiriyor musun?
Getirmiyorsun...
Ekonomik programını açıklayıp, bu Neo liberal sistemin yerine bir farklı model koyacak mısın?
Söylemiyorsun...
Makamlara, mevkilere, tabanın seçtiği, gerekirse tüm üyelerin katılımıyla seçilen kişiler mi gelecek, yoksa siz mi atayacaksınız?
Bu konuda izleyeceğiniz yol ve yöntemleri söylemiyorsunuz?
İktidarı sizi destekleyenlerle paylaşacak mısınız? Kimle ya da kimlerle? Neyi ne kadar paylaşacaksınız?
Açıklamıyorsunuz…
Ya hep beraber ya hiçbirimiz diyoruz. Hep beraberliği somuta indirgemiyoruz, yani sloganda kalıyor, arkanıza rüzgar almış olmayı yeterli görüyorsanız yanılıyorsunuz. Ayakları yere basan, adil ve demokratik açılımlar yapmadan, samimi ve güven veren vaatler olmadan, sosyal ve kültürel politikalarımız, eğitim ve sağlık politikalarınız, gerçekten halkçı ve bilimden yana olmadan, yine hep beraber emperyalistlerin kuyruğuna takılacaksak, bunca mücadele heba olacaksa ne anlamı var?
Bence butlanı savunanlar AKP’nin de gerisindelerdir. Parti bölünmesin hikâyesi anlatanlar samimi değillerdir.
Başta emekçiler olmak üzere halka tam güven vermezseniz, son gün bile sonuç değiştirici gelişmelerle karşı karşıya gelebilirsiniz. Bu sıradan bir süreç değil. Herkes kaprisini, kompleksini bir tarafa kilitlesin, mesele memleket meselesi, Cumhuriyet meselesi, bağımsızlık meselesi, özgürlük ve ekmek meselesi…

 


Ahmet ATILMIŞ | 03.07.2026 – aatilmis@hotmail.com