Gaziantep-Kilis Tabip Odası;“Gündemimiz para değil!”

0
2398

Gaziantep-Kilis Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ramazan Sürücü, sağlık çalışanlarına 3 ay boyunca tavan ücretten ödeneceği açıklanan döner sermaye-ek ödeme açıklamalarını eleştirdi. Sürücü, “Sağlık çalışanlarının ana gündemi para değildir. Bizler hayatımızı ortaya koyduk, bunun maddi hesabı olmaz” dedi.Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sağlık çalışanlarına 3 ay boyunca tavan ücretten döner sermaye-ek ödemelerin yapılacağını açıkladı. Açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gaziantep-Kilis Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ramazan Sürücü, sert açıklamalarda bulundu. Sürücü, “Sağlık bakanımızın Covid-19 salgının can almaya ve hızla artmaya başladığı ve biz sağlık çalışanlarının, ana gündeminin halkımızın ve kendimizin can derdi olduğu bir dönemde kamuda sağlık çalışanlarının 3 aylığına, geçici olarak tavandan döner sermaye-ek ödeme alacağı açıklamasına istinaden ifade etmek isteriz ki; Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının ana gündemi para değildir! Halkımız bilmelidir ki; Bizlerin öncelikli kaygısı halkımızın ve kendimizin sağlığıdır. Bizler dünde, bugünde, gelecekte de mesleğimizi aynı özveri ve dürüstlükle yaptık, yapıyoruz ve yapacağız! Mesleğimizin evrensel değerlerine olan inancımız, onurumuz ve yüz yıllardır ettiğimiz yemine sadık kaldığımız için yapıyoruz.”
“YETERLİ KİŞİSEL EKİPMAN TEMİN EDİLMELİ”
“Hekimlerin bu salgın ortamında öncelikli gereksinimi, salgın dönemiyle sınırlı performans düzenlemesi değil, hastalıktan korunacakları yeterli kişisel ekipmanın temini ve alt yapı ile koordinasyonda herhangi bir eksiklik yaşanmayacağına dair güvencenin sağlanmasıdır.”
“HALKIMIZIN DESTEĞİ İLE BU SAVAŞI KAZANACAĞIZ”
“Ülkemizde İlk resmi vaka tespitinden bu yana 15 gündür COVID-19 mücadelesini sağlık emekçisi arkadaşlarıyla beraber canları pahasına yürüten bütün meslektaşlarımızla gurur duyuyoruz. Kendilerinin ve yakınlarının hayati riskine rağmen hekime ihtiyaç duyulan her yerde; kamu ve özel tüm hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde, işyerlerinde, ambulanslarda, evde bakım hizmetlerinde gece-gündüz demeden COVID-19 tanılı/şüpheli bütün yurttaşlarımızın tanı ve tedavi süreçlerini özveriyle yöneten meslektaşlarımıza hekimliğin binlerce yıllık değerlerine bağlılıkları için teşekkür ediyoruz. Her zaman olduğu gibi bu kriz ortamında da meslektaşlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın yanındayız. Halkımızın da desteğiyle bu savaşı kazanacağız.
”BİZ HAYATIMIZI ORTAYA KOYDUK!
 “Öncelikle, nerelere ve ne şiddetle yayılacağı tam olarak öngörülemeyen bir salgın ortamında ölümle burun buruna gerçekleştirilen bu hizmetin maddi karşılığının olamayacağını, bu çabanın hiçbir parasal düzenleme ile ölçülemeyeceğini hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız adına kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz. Kuşkusuz bu süreçte hekimler başta olmak üzere hiçbir sağlık çalışanının maddi olarak mağdur edilmemesi ve emeklerinin karşılığını maddi olarak da almaları önemlidir ve de gereklidir.  Yıllardır savunduğumuz temel maaş üzerinden olmasa da, performans ödemelerinin üç ay boyunca tavandan ödenmesi kararı en azından kamu hastanelerinde çalışan hekimlerin COVID-19 ile boğuşurken geçim dertlerini kısmen hafifletecektir.”
“TÜM SAĞLIK ÇALIŞANLARI RİSK ALIYOR”“Unutulmamalıdır ki salgınla mücadele sadece devlet hastaneleri ile kamu üniversite hastanelerinde yürütülmüyor. Yapılan mücadele Özel Hastanelerde ve 1.basamakta da aynı şekilde verilmektedir. COVID-19 salgını ile mücadelede hastaların ilk başvurdukları yerlerden olan Aile Sağlığı Merkezlerindeki hekimler ve sağlık çalışanları ile özel hastanelerde çalışan hekimlerin maddi kayıplarının hiç gündeme gelmemesi kabul edilemez. Bu mücadeleye bütün sağlık kuruluşları katılmaktadır; verilen emek, alınan risk, gösterilen özveri hepsi için geçerlidir.”
“UYARILARIMIZ DİKKATE ALINMALI”
 “Pandeminin Çin’de başladığı Aralık ayından ülkemizde saptandığı tarihe kadar geçen 2 aydan uzun sürede Türk Tabipleri Birliği salgına karşı hazırlıklar konusunda yetkilileri defalarca uyarmıştır. Ne var ki bu süre yetkililer tarafından iyi değerlendirilememiş, hekimler ve sağlık çalışanları yeterli koruyucu kişisel ekipman sağlanmadan öldürücü salgınla mücadeleye başlatılmıştır. Türk Tabipler Birliği’nin sağlık çalışanlarının COVID-19 Virüsüne Maruz Kalımına İlişkin Risk Değerlendirmesi anketinin ön raporunda (23 Mart 2020 tarihi itibari ile) 1820 sağlık çalışanının %38’i eldiven, %52’si önlük/forma, %60’ı maske, %71’i tek kullanımlık önlük/tulum, %74’ü siperlik gözlük ya da koruyucu gözlük, %78’i N95 maske bulmakta sorun yaşadıklarını belirtmiştir.” 
“SAĞLIK ÇALIŞANIMIZ ENFEKTE OLMUŞTUR”
“İlimizde de durumun benzer olduğunu gözlemliyoruz. Ayrıca ilimizde bazı özel hastanelerin hekim ve sağlık çalışanlarının rutin çalışma sırasında maske gibi korucu ekipman kullanmasını engellediği duyumlarını almaktayız. Dünya örnekleri göstermektedir ki salgınlarda hekimler ve sağlık çalışanlarının yeterli koruyucu ekipman kullanmadıkları takdirde önemli bir kısmının salgınla mücadele sırasında enfekte olduğu ve bir kısmının maalesef hayatlarını kaybettiği bilinmektedir.  Ülkemizde de Covid-19 virüsüne çok sayıda meslektaşımız ve sağlık çalışanımız enfekte olmuştur ve bazıları yoğun bakım ünitelerinde ölümle pençeleşmektedir.
”59 VATANDAŞIMIZ HAYATINI KAYBETTİ“
Hekimlerin temel önceliği ve gündemi halkımızın, kendilerinin ve yakınlarının yaşamlarını çok yakından tehdit eden bu tehlikedir. Yetkililerden en ivedi talebimiz kişisel koruyucu ekipman eksikliklerinin bir an önce giderilmesi, ülkemizin kamu-özel ayrımı yapılmadan bütün ama bütün sağlık kurumlarında koordinasyonda ve alt yapıda herhangi bir eksiklik ya da aksaklık yaşanmamasıdır. Bakanlığımızca 25 Mart 2020 tarihinde yapılan açıklamaya göre toplam vaka sayımız 2433, can kaybımız 59 olmuştur. Artış hızı göz önüne alındığında uyarılarımızın ve taleplerimizin haklılığı bir kez daha görülecektir. Biz defaaten küresel bir sağlık savaşı olarak ifade ettiğimiz bu ortamda, başarılı olmanın tek yolunun tüm toplumun, her bireyin sürece katılmasının önemini vurguladık ve halkımıza; panik yapmayın, evinizde kalın çağrıları yaptık. Bu noktada COVID-19 salgını ile mücadele, evde kalmak zorunda olan, asgari yaşam ihtiyaçları için maddi olarak desteklenmesi gereken milyonlarca yurttaşımızın bu ihtiyaçlarının karşılanmasını da içermelidir. Ülkeyi yönetenlerin hekimler ve sağlık çalışanları başta olmak üzere salgının özel olarak  mağdur ettiği bütün yurttaşları gözeten bir sosyal devlet anlayışını benimsemesinin tarihsel bir zorunluluk olduğunu hatırlatırız.”
“MESLEK ÖRGÜTLERİ KRİZ YÖNETİM SÜRECİNE DAHİL EDİLMELİ”
Ayrıca kamu idaresine; salgınla mücadelede, gerek yerelde, gerekse merkezi düzeyde, Tabip Odası, Diş hekimleri odası, Eczacılar Odası ve ilgili tüm meslek örgütleriyle iş ve güç birliğinin, oluşturulan kriz masalarında bu odaların temsilcilerinin bulunmasının önemini ve zorunluluğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Biz bu salgınla mücadelede hastalıktan etkilenme açısından en yüksek risk grubu olan hekimlerin temsilcisi olarak, meslektaşlarımızın ve bütün sağlık çalışanlarımızın sağlığından endişe etmeden, tüm enerjimizi halkımızın sağlığını korumak için kullanmak istiyoruz. Halkımız rahat olsun, Covid-19 dahil her türlü hastalıkla mücadele bizim görevimiz, biz görevimizi yapıyoruz. İktidar ve Sağlık Bakanlığı da görevini eksiksiz yapsın” ifadelerini kullandı.

gazeteekspres.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here