Altı gün önce CHP İl Başkanı’na basın toplantısında şu soruyu sormuştum:
“ Öteden beri bu partinin tabanı da, dışarıdan oy veren halkta Sn. Baykal konusunda hep şunları söylemiştir:
“ Baykal’a rağmen CHP’ye oy verdik..
Baykal olmasa idi bu parti çok daha ileri giderdi. Bu partide oligarşik bir yapı kurulmuştur, bunun sorumlusu da Baykal’dır...” denilirken şimdi ne oldu ?
Sn. Baykal istifasını verip gitmişken CHP’liler neden
Sn. Baykal’ı ısrarla isterler. Ve daha ileri gidip açlık grevlerine yönelirler. İşte bunları anlamakta güçlük çekiyorum.” demiştim.
Bu soru üzerine Sn İl Başkanı çok şiddetli bir tepki gösterdi.
Hemen ardından Sn. Baykal’a övgüler diziliverdi. Onun yeniden gelmesi için uğraş vereceklerini ve yeniden Genel Başkan olacağını
iddialı söylemleri ile taçlandırmıştı.
Sn. İl Başkanı’nın anlaşılıyorki, çok büyük vefa borcu vardı Sn. Baykal’a. Ortaya çıkmış olan olağanüstü elverişli bir ortamı değer -
lendirmek varken.. Yepyeni bir Genel Başkan görmek varken.. Parti nin tıkanmış kanallarının açılması gündemdeyken.. Demek ki, bu
gelişmeler Sn. İl Başkanı’nın ilgi alanında değilmiş.
Bu savunma varsa da yoksa da Sn. Baykal’ı toz kondurmadan savunmak belki de kendisinin makamında olup olmamasının nedeni
idi.. Kimbilir ?
Oysaki, aslolan kişiler değil, Partiler olmalı..
Oysaki, aslolan makam ya da kariyerler değil, ideoloji olmalı.
İlkeler ve siyasal amaç herşeyin üstünde tutulmalıdır.
İster delege olun, ister İl yöneticisi.. Düşünün ki bir partinin üst yönetimi POLİTBÜRO’ya dönüşmüş ise . Halktan, emekçilerden
kopmuş tabanının bile neredeyse yarısı elitleşmişse, bunların deği şimi için mücadele edilmesi temel hedef olmalıdır.
Sn. İl Başkanı, siz ısrarla Sn.Baykal’ın yeniden geleceğini söylemiştiniz ya.. Görünen odur ki, BAYKAL DÖNEMİ KAPANIYOR..
* * * * *
Sn. Kemal Kılıçdaroğlu şu anda CHP Genel Başkanlığına aday.
Sn. Baykal’ın bu durumda Kurultay’a gelmemesi kesinlik kazanmıştır.
Sn. Baykal, geri dönmemeli..
Eğer dönerse partiyi ikiye hatta üçe böler.
Herhangi bir adayı da göstermemeli.Tarafsız ve çekimser kalabilmeli.
Partisinin de önünü bu şekilde açmış olacaktır.
Parti Yönetimine yeni yüzler gelirse daha dinamik, daha sosyal demok rat söylemleri başat olursa, bundan Avrupalı Sosyal Demokratlarda hoşnut olacaklardır. Böylece CHP’ nin , Enternasyonal ‘daki sallantılı durumu da
daha sağlam hale gelecektir.
CHP DELEGELERİ, KALBİNİZİ DİNLEYİN..
POLİTBÜROYA DEĞİL, DEMOKRASİYE OY VERİN !..
Kurultay delegelerine çok büyük görevler düşüyor.
İster Sn. Kılıçdaroğlu, ister Sn. Süheyl Batum, ister bir başka değişim yanlısı çıksın, devrimci çizgide durunuz. Oylarınız değişime, devrimci yönelimlere gitsin.
Siz siz olun, Sn. Yılmaz Ateş, Sn. Mustafa Özyürek gibi Sn. Baykal’ı “ Olmazsa olmaz ” gösterenlere kanmayın.
Sürekli Atatürk’ten sözedipte Mustafa Kemal gibi devrimci olmayı başaramayan Baykal dönemi kapanmalı, Partide Devrim olmalı.
Kalbinizin sesini dinleyin.!
Delegelerin ivedi temel görevleri ve de misyonları değişimin yanında olmaktır.. Sonrasında bir çiçek açmalı, bundan da bin fikir çıkmalı !
Pekala Sayın Baykal ne yapmalı ?
Ankara şu anda çok mu çok sıcak..
Antalya’ya gitmeli, kendisini Akdeniz’in lacivert sularına bırakmalı.
Sağlıcakla, hoşçakalınız.
Mehmet GÖREN
Anadolu Basın Birliği
Onursal Üyesi |