Okul Gelişim Modelinin İlkeleri ve Okullardaki Ölçme-Değerlendirme Yöntemleri

0
977

2023 Eğitim Vizyonunun en önemli unsurlarından birisi kuşkusuz ‘Okul Gelişim Modeli’dir.
Bu model; okulların, Millî Eğitim politikaları ve amaçlar doğrultusunda, içinde bulundukları koşul ve öncelikler dâhilinde gelişmelerini sağlayacak bir modeldir. Bu modele dayanarak her bir okulun kendi hazırlayacağı Okul Gelişim Planı, yıllık bazda merkez teşkilatla birlikte
izlenecek bir yol haritası niteliğinde olacak; ‘okul Gelişim Planları’ndaki hedefler doğrultusunda çocukların bireysel, akademik ve sosyal gelişim amaçlarına yönelik etkinlikler izlenecek, değerlendirilecek ve desteklenerek, iyileştirilecektir. Bu gelişim modeliyle tüm
kademelerde yarışma ve rekabet odaklı değil, paylaşım temelli bir anlayış benimsenecektir. 1 Bu çerçevede tüm okullarımızın gelişimleri, tüm kademelerde yapılandırılacak ‘Okul Profili Değerlendirme Modeli’yle izlenecek, değerlendirilecek ve desteklenecektir.
“Okul Profili Değerlendirme Modeli”ni, Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk şöyle tarif etmiştir; “Okul profili aslında, hizmet içi eğitimle, atamayla, finansmanla, yatırımla ilgili olan hemen her konuyla alt sistemlerin hepsiyle bağlantılı bir konu. Çok merkezi bir kavram olarak
okulu alıyoruz. Bu anlamda okulu eğitim sisteminin yapı taşı gibi görüyoruz. Ailenin toplumun ana çekirdek sistemi olması gibi okul da eğitim sisteminin ana çekirdek sistemidir.
Eğer biz okulu tam olarak yapılandırabilir ve bir okulu kendi başına tıpkı bir vücudun hücresi gibi ele alabilirsek o zaman bu hücrelerden dokular organlar rahatlıkla oluşur. Eğer bu yapıyı kendi içinde bütünlüğü olan hücre yapısını tam olarak inşa edip işlevsel bir hale getiremezsek
o zaman ne dokular ne organlar sağlıklı olarak gelişecektir. Bu sebeple okulu çok önemsiyoruz.” 2 Okulun gelişmesi ve yapılandırılması bağlamında, okul gelişim alanları, ´akademik´, ´sosyal,
sportif, kültürel etkinlikler´, ´projeler´ ve ´kurumsal kapasite´ olarak belirlenmiştir. Ancak bu süreçte, okulları karşılaştırma, rekabet ortamına sokma, yarıştırma gibi bakış açıları olmayacak, her okulun, imkânları çerçevesine gelişmesine önem verilecektir. Bu konu, 2023
Eğitim Vizyonunda şöyle tariflenmiştir; “Okul gelişiminin değerlendirilmesindeki temel ilke, okulun gelişmeye yönelik mutlak bir ölçüte ulaşması, başarılı olarak etiketlenmesi, sınıflanması ve diğer okullarla karşılaştırılması değildir. Okul gelişimindeki başarı, her bir
okulun var olan imkânlarını göz önüne alarak yapacağı planla, kendi hedefleri doğrultusunda bulunduğu yerden kat ettiği mesafeyle değerlendirilecektir.
Sayın Selçuk, ‘Okul Gelişim Modeli’nin hayata geçirmek için “İyileştirme Ekipleri” oluşturulacağını; bu kapsamda, okullar, ilçe ve il Milli Eğitim Müdürlükleri ve Bakanlık bünyesindeki “İyileştirme Ekipleri” kurulacağını; bu ekiplerin, sorumlu oldukları okullarda
veriye dayalı eylem planları hazırlayarak hızlı ve etkili çözümler sunacağını; öğretmenlerin de yeni eğitim programları, sertifika ve yan alan yetkinlikleri ile sürecin merkezinde olacağını; iyileşmeye giden yolda okulların yol haritasını oluşturacak olan “Okul Gelişim Planları”nın, öğretmen ve okul yöneticileri ile birlikte hazırlanacağını; her okulun kendi ihtiyaçları ve kendi yapısı kapsamında oluşturduğu planların, bir yazılım üzerinde görülebileceğini; okulun ihtiyaçları doğrultusunda iyileştirilmesinde öğretmen ve okul yöneticisinin kararının esas alınacağını; haftalık, aylık ve yıllık eylem planları oluşturulacağını, uygulamaların izleneceğini, değerlendirileceğini ve destekleneceğini, ifade etmiştir.

2023 Eğitim Vizyonu ilkelerinin hayata geçirilip, geçirilmediğini değerlendirmek için henüz
çok erken olmasına rağmen, okullarda iyileştirme ekiplerinin kurulup, kurulmadığı; bu
ekiplerin bir eylem planı hazırlayıp, hazırlamadığı belirsizdir. Hadi bu ekip ve eylem planı
hazırlandı diyelim, alanda görev yapmakta olan bir öğretmen ve eğitim sektöründeki
gelişmelere doğrudan izleyen bir birey olarak, ne yapılmışsa, kağıt üstünde yapılmıştır
diyebiliriz.
Aynı şekilde, okulun gelişim alanları, ´akademik´, ´sosyal, sportif, kültürel etkinlikler´,
´projeler´ ve ´kurumsal kapasite olarak belirlenmesine rağmen; ilk ve orta öğretim okullarında
sadece akademik alana yönelik hedeflerin ve çalışmaların daha ön planda olduğunu ifade
edebiliriz.
Yine ölçme-değerlendirme anlamında hem mevzuat gereği, hem de özel kurumlara yaptırılan
alışılageldik ölçme-değerlendirme yöntemlerinin uygulanmaya devam edildiği görülmektedir.
Kısaca, her kademedeki okullarda yazılı sınavlar bilindik çoktan seçmeli testler aracılığıyla
yapılmaya, özel kurumlardan satın alınarak yapılan başarı değerlendirme sınavları da aynı
şekilde yapılmaya devam edilmektedir.
Umarız, 2023 Eğitim Vizyonu ve ilkeleri birçok alanda olduğu gibi ölçme-değerlendirme
alanında da akamete uğramaz!

Eğitimci Yazar
Abdullah Damar

_______________________________________________________
1- 2023 Eğitim Vizyonu.
2- 2023 EĞİTİM VİZYONU YOLUNDA BÜYÜK BİR ADIM: “OKUL PROFİLİ DEĞERLENDİRME”
https://www.meb.gov.tr/2023-egitim-vizyonu-yolunda-buyuk-bir-adim-okul-profili-degerlendirme/haber/18208/tr

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here