Yaşanabilir ücret yaşanabilir memleket

0
393

DİSK Gaziantep Bölge Temsilcisi Ali Güdücü, “Asgari ücret ülkemizde çalışanların tamamını ilgilendiren bir konudur. Asgari ücret tespiti 16 milyondan fazla işçinin ve onların ailelerinin yaşam koşullarını ilgilendirir. Asgari ücret seviyesindeki artış, genel ücret artışlarını da etkilemektedir. İşsizlik ödeneklerinden, emekli aylıklarına kadar pek çok ödeme asgari ücret düzeyinden etkilenmektedir. Asgari ücret on milyonların derdidir, memleket meselesidir” dedi.

Güdücü, sözlerini şöyle sürdürdü; “Nüfusunun dörtte üçünün ücret gelirleriyle yaşadığı bir ülkede, yaşanabilir bir memleket ancak ve ancak yaşanabilir bir ücret ile mümkündür.

2019 yılı Asgari Ücreti ülkemizin içinde bulunduğu ağır ekonomik kriz nedeniyle her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Kriz koşullarında asgari ücretin geçim koşullarına uygun artması hem işçiler hem ülke için yararlıdır.

Kapitalizmin her krizinin faturasını işçilere keserek, sermayeyi kurtarmaya yönelik neoliberal politikalar işçilere ve memlekete zarar vermiştir. Ücret artışına, insanca çalışmaya ve insanca yaşamaya dayalı bir büyüme mümkündür ve zorunludur. 2019 asgari ücreti belirlenirken konuya dair temel yaklaşım bu olmalıdır.

Ancak Asgari Ücret Tespit Komisyonunda işveren ve hükümet temsilcileri ittifak yaparak çoğunluğu sağlamakta ve işçileri dikkate almamaktadır. Asgari Ücret Tespit Komisyonunda işveren kanadının 2000 yılından bu yana sadece iki kez, buna karşılık işçi kanadının ise 13 kez asgari ücrete itiraz etmesi asgari ücret tespit sürecinin kimin lehine işlediği konusunda oldukça açıklayıcıdır.

Son iki yılda işveren ve hükümet ittifakıyla, işçileri yok sayarak belirlenen asgari ücret bugün enflasyon karşısında erimiştir; alım gücü yüzde 12’in üzerinde azalmıştır. Krizle birlikte sıçrayan enflasyon ücretlerimizi eritirken özellikle gıda ürünlerine gelen yüksek zamlar işçileri açlığa mahkûm etmektedir.

2008 yılı başında aylık 414 ABD doları olan asgari ücret 2018 Aralık ayı itibariyle 302 dolara gerilemiştir. Türkiye dolar açısından ucuz işgücü cennetine dönüşmekte, düşük ücretlerde Çin ile yarışmaktadır.

Ülkemizde asgari ücretin tespitinde uluslararası standartlara da uyulmamakta, BM, ILO ve Avrupa Konseyi ilkeleri dikkate alınmamaktadır. Uluslararası normlara göre işçinin sadece kendisinin değil ailesinin de (hane halkının) asgari ücret tespitinde hesaba katılması gerekir. Ülkemizdeki Asgari Ücret Tespit Yönetmeliği’nde yer alan tanımda ise işçinin ailesi asgari ücretin dışında bırakılmıştır.

Türkiye’de asgari ücret Asgari Ücret Yönetmeliğine aykırı biçimde düşük belirlenmektedir. İşveren ve hükümet ittifakıyla TÜİK’in belirlediği tek bir işçinin asgari yaşam maliyetinin dahi altında kalan asgari ücret belirlenmektedir.

Asgari ücret ülke ekonomisinin büyümesinin de gerisinde kalmıştır, ülkenin tüm değerlerini üreten işçiler milli gelirden pay alamamıştır. Son 20 yılda ülkemizde eşitsizlik işçiler aleyhine büyümüştür.

Asgari ücret pazarlığı sıradan bir pazarlık değildir. Ülkemizin en büyük, en kapsamlı mücadele sürecidir. Bizler aşağıdaki talepler doğrultusunda mücadeleyi büyütmeye kararlı olduğumuzu burada bir kez daha ifade ediyoruz” dedi.

guncelgazete.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here